Esas konumuz olan frekans aralıklarına arka dönecek olursak, 20 Hz – 20 kHz, ayrıca biraz daha aşağıya inip 16 Hz – 20 kHz arasını kabaca beşe bölebiliriz:
'Müzik ruhun gıdasıdır' tabiri de kulağımıza aşina bulunduğu kadar yavan değildir aslında. Müzikteki değişik frekanslar insanı mesut edebilir, rahatlatabilir, sinirlendirebilir ve strese sokabilir. Ses dalgalarının yarattığı titreşimlerin su moleküllerini değiştirebildiğini biliyoruz. Vücudumuzun %80'ni suyla kaplı olduğundan, müzikten fiziksel şekilde etkilenmemek de birçok zor bir durum.
Peki şuan TV'de, radyoda, dinlediğimiz her müziğin altında bir komplonun yattığından bahsetsek? Ersin İpek, hazırladığı yazıda, bu komplonun nasıl çıktığını ve bu zamana kadar nasıl ilerlediğini anlatıyor. Biz de sizin için, bu yazıdan hareketle zehirli müziğin detaylarını listeleyelim istedik.
